BESLENME etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BESLENME etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2016 Perşembe

BALIK YAĞI VE OMEGA3 KULLANMAK ŞART MI?

BALIK YAĞI VE OMEGA3 KULLANMAK ŞART MI?

Haftada kaç gün balık yiyorsunuz? Biz av yasağı olmadığı zamanlarda yani 15 eylül- 15 nisan arasında genellikle haftada 2-3 öğün, av yasağı zamanında da tek öğün balık tüketiyoruz. Uzmanlar haftada 3 öğün balık tüketiminin vücudun ihtiyacı olan omega-3’ü almaya yeteceğini söylüyor.

Sufi son zamanlarda balık yemek istemiyor. Balığı görünce nedense karnı birden doyuyor. İçimden ‘amaaan yemese ne olur sanki’ diye geçirdikten sonra oturup uzun uzun okudum. Okuduklarım heba olmasın diye buraya da not düşmeye karar verdim.




OMEGA 3 NEDİR?

Omega-3 bir yağ asidi cinsidir ve insan beyininin %20’si bu yağ asitlerinden oluşmuştur. Yani bizler için olmazsa olmazlardandır. Vücut için bu kadar elzem olan Omega-3 yağ asitleri vücut tarafından üretilemez. O yüzden mutlaka dışarıdan gıdalarla alınmalıdır.

En önemli omega-3 kaynaklarına geçmeden önce birazcık yapısından ve çeşitlerinden bahsedeyim.

Alfa-linolenik asit (ALA), eikosapentaenoik asit (EPA), ve dokosaheksaenoik asit (DHA) en önemli Omega-3 yağ asitleridir. Bunlardan ALA aktif metabolitler içermez. Yani aslında içinde Omega-3 bulunmaz. EPA ve DHA aktiftir. Ve bu yüzden çok çok önemlidirler. ALA vücut tarafından Omega-3’e çevrilir. Bu çevirme oranıda %10-15 gibidir. Yani tükettiğiniz gıdadaki ALA miktarının %10-15’i ancak Omega3 haline gelip, beyin, kalp vs gibi ihtiyaç duyulan yerlere aktarılır. O yüzden ALA gerçek bir Omega-3 kaynağı sayılmaz.

Bir örnek vermek istersek ceviz ALA açısından zengin gıdalardandır. Günlük Omega-3 ihtiyacını karşılayabilmek için yaklaşık 10 kg ceviz yemek gerekiyor. İmkansıza yakın bir tüketim miktarı. Aynı şey keten tohumu için de geçerli.

 

OMEGA 3 KAYNAKLARI NELERDİR?

EPA ve DHA hayvansal gıdalarda ALA ise bitkisel gıdalarda bulunur. Balık en önemli Omega-3 kaynağıdır. Bu yüzden balık tüketimi çok önemlidir. Ancak balık tüketirken de dikkatli olmak gerekli. Omega-3 açısından zengin somon, ton gibi soğuk su balıkları çok uzun ömürlüdür. Denizlerin durumu malum… Her türlü atık denizlere boşalıyor. Petrol sızıntıları da büyük problem. Haliyle uzun ömürlü balıklarda maalesef ağır metal birikimi fazla oluyor. Beynimize güzel yağlar gitsin derken, karaciğerimize zehir depolamak mümkün. Bu sebeplerden hamsi, lüfer, istavrit gibi küçük ama omega-3 açısından zengin balıkların tüketilmesi tavsiye ediliyor.

Ceviz, keten tohumu gibi bitkisel kaynakların da beslenmede bulunması mutlaka gerekli. Ayrıca yumurta, süt gibi hayvansal ürünlerde de omega-3 bulunuyor.



OMEGA 3 TAKVİYESİ ŞART MI?

Evet… Bunu ben söylemiyorum. Birçok doktor, beslenme uzmanı ve hatta psikiyatrlar söylüyor. Omega-3 yeteri kadar vücuda giremediğinde hücreler elastikiyetini kaybediyor ve her türlü hastalığa açık hale geliyoruz. Mesela damarlar sertleşiyor ve kalp krizi, tansiyon vs gibi hastalıklarla mücadeleye başlıyoruz. Ya da en başta söylediğim gibi beynimizin %20’sini yok etmiş oluyoruz. Tıbbi olarak buna alzheimer da diyebiliriz. Postpartum depresyon yani lohusa depresyonunun da ilk sebeplerinden biri olarak omega-3 eksikliği gösteriliyor. Hamilelik süresince takviye almayan anne adayının vücudundaki omega-3 depoları bebeğin beyin ve vücut gelişimi için çekildiğinden doğum sonrası omega-3 eksikliği depresyona neden oluyormuş.

Yaz döneminde hamsi, lüfer gibi balıkların bulunmaması; yediğimiz gıdaların sanayileşme nedeniyle eskisi gibi besleyici olmaması da duruma eklenince balık yağı kapsülü ya da şurubu kullanmak en iyi yöntemlerden birisi haline geliyor. Açıkçasını söylemek gerekirse ben Prof.Dr. Ahmet Aydın’ı (Allah rahmet eylesin) dinlediğim bir seminerden sonra çocuk doktorumuza danışarak haftalık balık tüketim miktarımıza rağmen hem kendim hem de Sufi için balık yağı kullanımına başladım. O şurup içiyor ben de kapsülü yutuyorum.

Bu kadar lafın sonunda Sufi aslında balık yemese de olur. Zaten balık yağı şurubu içiyor. Ama annesi Sufi’ye ayrı babasına ayrı kendisine ayrı yemek pişirmeyeceği için Sufi balık yemeye devam edecek. Annesi de tabakta bırakılan, yenmemek için etrafa saçılan balıklara göz yumacak.



* Unutmadan söylemek istiyorum omega-3 kanı sulandırdığından kullanımına dikkat etmek gerekiyor. Ameliyat olacakların, sezeryan ile doğum yapacakların belli bir süre kullanımı bırakması çok önemli.

** Çocukları için balık yağı kullanacaklar için de dikkat etmesi gereken bir nokta var. Yaz aylarında ‘cod liver oil‘ denilen balık ciğerinden elde edilen balık yağı içindeki d vitamini yoğunluğu nedeniyle kullanılmıyor. O yüzden alırken mutlaka dikkat edin.

Bu sağlıklı yazı için Devletşah'a teşekkürler...


2 Kasım 2015 Pazartesi

Spor Öncesi ve Spor Sonrası Yiyebileceğiniz Meyveler

Meyvelerden korkmanıza gerek yok. Doğru zamanı ve doğru meyveleri seçerek amacınıza daha çabuk ulaşabilirsiniz.

Meyveler, içerdikleri şekerden dolayı vücut geliştirme konusunda kötü bir üne sahiptirler. Bunun sebebi şekerli olan her besinin göbek bölgenizde yağlanmaya yol açacağı düşüncesidir. Ancak meyveler size diğer birçok besinden çok daha fazla yarar sağlamaktadır.
POR,
Meyvelerin Faydaları

“Meyve, vücut sağlığınız için önemli birçok madde içeriyor, ancak içerdiği fruktozun doğrudan kaslar tarafından kullanılamaması birçok insanı tedirgin ediyor,” diyor Doktor Jim Stoppani, “sadece karaciğer fruktozu karbonhidratların depolanma şekli olan glikojene çevirme yeteneğine sahip.”
Fruktoz ile ilgili problem karaciğerdeki glikojen kapasitesi dolu olduğunda başlıyor. Bu noktada fruktoz yağa çevriliyor ve yağ hücrelerinin hacminin artmasına sebep oluyor. Glikojen deposunun dolu olup olmadığını anlayamadığımızdan bir çok vücut geliştirmeci meyve tüketiminden tamamen kaçınıyor. Ancak bu kadar sıkı bir önleme gerek yok. Meyvelerin sadece zararsız değil aynı zamanda yararlı olduğu bazı durumlar var.



Sabah Kalkınca

Meyve yemek için en iyi zaman kalktıktan hemen sonrasıdır. Siz uyurken karaciğeriniz, glikojen yakarak beyin için gerekli olan glikozu karşılamaya çalışıyor. Karaciğerdeki glikojen seviyesi azaldığında beyin, kendisine glikoz sağlamak için kaslardaki proteini yıkarak aminoasit elde etmeye başlıyor. Sabah uyandığınızda tam bir kas yakma makinesisiniz! Bu nedenle günün bu saati fruktozun yağa dönüşmesi konusunda endişe etmemeli, meyve yemelisiniz. Bunu yaparsanız glikojen seviyeniz tekrar normale dönecek ve kaslarınızı yakmak zorunda kalmayacaksınız.

Sabah için en iyi tercihler (Bir veya iki tane seçebilirsiniz):
Ananas (Bir Kase)
Kış Kavunu (1 dilim)
Portakal (Orta boy)
Muz (Orta boy)



Antrenman Öncesi

Özellikle son birkaç saattir yüksek karbonhidratlı yemek tüketmediyseniz antrenmandan 30-60 dakika önce meyve yemeniz idealdir. Fruktoz, gün boyu eksilen glikojen depolarınızı dolduracak, bu da antrenman sırasında kaslarınıza düzenli olarak glikoz gitmesini sağlayacaktır. Bu, siz çalıştıkça kaslarınızda oluşacak yorgunluğu önlemeye yardımcı olur.

En iyi antrenman öncesi tercihleri (Bir veya iki tane seçebilirsiniz):
Armut (Orta boy)
Karpuz (Bir dilim)
Elma (Orta boy)
Kavun(İki dilim)
Üzüm (Bir kase)
Çilek (Bir kase)
Ahududu (Bir kase)



Antrenman Sonrası

Antrenman sonrasında, karaciğer ve kaslarınızdaki glikojen depolarını doldurmak için meyve yemenin hiç bir zararı yok. İki porsiyon meyve sadece 20-30 gram karbonhidrat demektir. Kas kazanımını en uygun seviyeye çekmek için karbonhidrat tüketiminizi en az 40-100 gram seviyesine getirmeniz gerekir. Bunun için biraz beyaz ekmek, patates, pilav veya yulaf ezmesi yiyebilirsiniz. Ayrıca bu anda ihtiyacınız olan whey protein en az 20 gram karbonhidrat içermeli.

En iyi antrenman sonrası tercihleri (Bir veya iki tane seçebilirsiniz):
Kiraz (Bir kase)
Şeftali (Orta boy)
Elma (Orta boy)
Kavun (Yarım kavun)
Üzüm (Bir kase)
Çilek (İki kase)
Ahududu (İki kase)



Tamamlayıcı Olarak Meyve

Meyve sadece glikojen yenilenmesi ile sınırlı kalmıyor ve çok daha fazlasını sunuyor. İşte bunlardan az bilinen bazıları:

Greyfurt

12 hafta boyunca günde yarım greyfurt yiyen veya üç kere 250 ml. greyfurt suyu içen katılımcılar, ek bir diyet uygulamaksızın 1 kilogram(hatta bazen 4 kilograma kadar) vermişlerdir.



Portakal

Turunçgillerin kralı diyebileceğimiz portakal, antrenman öncesi için harika bir seçenektir. İçerdiği C vitamini nitrik oksidin serbest radikaller tarafından parçalanmasını önler. Aynı sebepten ötürü antrenman sonrası için de idealdir.

Elma

İçerdiği polifenoller ile gücünüzü ve yağ yakımınızı artırır.

Kiraz

İçerdiği antosiyaninler antrenman sonrası iltihabı önler ve iyileşmenizi hızlandırır.

Karpuz

İçerdiği sitrülin arginine çevirilerek kan akışı ve besin dağıtımına yardımcı olur.

Kimse çok meyve yemekten şişmanlamaz. Dikkat etmeniz gerekenler meyveyi doğru zamanda tüketmek. Ayrıca meyveleri bütün tüketmek de onlardan yapılmış içeceklere oranla vücudunuz için daha faydalı. Ancak her şeyde olduğu gibi makul derecede tüketimde bulunmalısınız.


Bu güzel yazı için Fatih Özata'ya teşekkürler.